Teknoloji 3 dk okuma Mert Ekinsoy
Bir Alanın Sözlüğünü Çıkarmak: Terimler Neden Kapı Açar?
Yeni bir alanda asıl engel bilgi değil dildir. Çekirdek terimleri toplamak, kendi tanımını yazmak, yakın kavramları ayırmak ve terim şişkinliğinden kaçınmak.
Yeni bir alana girildiğinde en büyük engel bilgi eksikliği değil, dil eksikliğidir. Konuyla ilgili yazılanlar okunur ama cümleler tam oturmaz; çünkü içinde geçen birkaç terimin ne anlama geldiği bilinmemektedir. Bu durumda kişi ya okuduğunu yarım anlar ya da tamamen bırakır. Oysa çoğu alanda temel terim sayısı şaşırtıcı derecede azdır ve bu terimler öğrenildiğinde geri kalan bilgi kendiliğinden anlaşılır hale gelir.
Bu yazıda bir alanın sözlüğünü çıkarmanın neden en verimli başlangıç olduğunu ve bunu nasıl yapacağınızı ele alıyoruz.
Terim, düşünmeyi mümkün kılar
Bir şeyin adı yoksa, onun hakkında düşünmek zordur. Adı olan kavram ise ayırt edilebilir, karşılaştırılabilir ve hatırlanabilir hale gelir. Bu yüzden terim öğrenmek, ezber değil bir düşünme aracı edinmektir.
Bunu gösteren iyi bir örnek gıda güvenliğidir. Gıda bozulmasının kavram rehberinde geçen su aktivitesi ya da çapraz bulaşma gibi terimler öğrenildiğinde, mutfakta alınan kararlar ezberlenmiş kurallar olmaktan çıkar ve nedeni bilinen tercihlere dönüşür.
Az sayıda terim, çok sayıda kapı
Her alanın merkezinde, geri kalan her şeyin üzerine kurulduğu bir avuç kavram vardır. Bu çekirdek genellikle on ile yirmi terim arasındadır. Bunlar öğrenildiğinde, alandaki metinlerin büyük kısmı okunabilir hale gelir.
Bu nedenle yeni bir alana girerken en verimli ilk adım, kapsamlı bir kaynağı baştan sona okumak değil; tekrar eden terimleri toplamaktır. Hangi kelimeler sürekli karşınıza çıkıyorsa, çekirdek listeniz odur.
Kendi sözlüğünü çıkarmak
Hazır sözlükler işe yarar ama kendi listenizi yapmak daha etkilidir. Bir metni okurken anlamadığınız terimleri bir kenara yazmak, birkaç gün içinde alanın haritasını çıkarır.
Her terimin karşısına iki şey yazılmalıdır: kendi cümlenizle kısa bir tanım ve bir örnek. Örnek olmadan yazılan tanımlar genellikle ezber kalır; örnek, terimi gerçek bir duruma bağlar.
Yakın terimleri ayırmak
Zorluk çoğu zaman tek tek terimlerde değil, birbirine yakın terimlerin karıştırılmasında ortaya çıkar. İki kavram benzer göründüğünde, aradaki fark bilinmedikçe ikisi de yanlış kullanılır.
Bu nedenle sözlüğe bir sütun daha eklemek yararlıdır: bu terim neyle karıştırılır ve farkı nedir? Bu ayrım yazıldığında, iki kavram da netleşir. Alanın uzmanları ile yeni başlayanlar arasındaki en görünür fark da genellikle bu ince ayrımlardır.
Tanımın sınırını sormak
Bir terimi gerçekten öğrenmek, onun nerede geçerli olduğunu bilmekle tamamlanır. Her kavramın bir kapsamı vardır ve bu kapsam dışında kullanıldığında yanlış sonuç üretir.
Pratik soru şudur: bu terim hangi duruma uygulanmaz? Cevap verilebiliyorsa kavram anlaşılmış demektir. Yalnızca tanımı ezberlenmiş bir terim, ilk sınır durumunda yanlış kullanılır.
Günlük dille teknik dil farkı
Bazı terimler günlük dilde başka, teknik dilde başka anlama gelir. Bu, en sinsi yanlış anlama kaynağıdır; çünkü kişi kelimeyi bildiğini sanır ve sormaz.
Bu tür kelimelerle karşılaşıldığında yapılacak şey, teknik tanımı ayrıca not etmektir. Aynı kelimenin iki anlamını yan yana yazmak, karışıklığı kalıcı biçimde önler.
Terimleri kullanarak pekiştirmek
Öğrenilen terimler kullanılmadıkça kaybolur. En hızlı pekiştirme yolu, konuyu birkaç cümleyle yazarken o terimleri kullanmaktır. Kullanılan terim, ezberlenen terimden çok daha kalıcıdır.
İkinci bir yol, konuyu bilen biriyle konuşurken terimleri denemektir. Yanlış kullanıldığında karşı taraf genellikle düzeltir ve bu düzeltme, tanım okumaktan daha öğreticidir.
Terim şişkinliğinden kaçınmak
Bir alanın tüm terimlerini öğrenmek gerekmez. Nadiren kullanılan ve dar bir uzmanlığa ait kavramlar, gündelik ihtiyaç için gereksizdir. Uzun listeler, öğrenmeyi kolaylaştırmak yerine caydırır.
Sınır şu şekilde çizilebilir: bir terim son bir ayda en az iki kez karşınıza çıktıysa öğrenmeye değer. Çıkmadıysa beklemek yeterlidir; gerçekten önemliyse zaten yeniden karşınıza çıkar.
Sözlüğü güncel tutmak
Alanlar değişir ve terimlerin anlamı da zamanla kayar. Yıllar önce öğrenilmiş bir tanım, bugün eksik olabilir. Ara sıra listeye dönüp güncellemek, bilginin eskimesini önler.
Bu liste zamanla kişisel bir referansa dönüşür. Bir alana ait yirmi terimlik iyi hazırlanmış bir sözlük, o alanda okunan her metnin anlaşılma hızını belirgin biçimde artırır; öğrenmenin en düşük maliyetli kısayolu da genellikle budur.