İçeriğe geç
Bursa İzlek

Gündelik hayatın izini sür, gökyüzünü merak et

Şaşırtıcı Bilgiler 5 dk okuma Mert Ekinsoy

Neden Bazı Metaller Paslanır, Bazıları Paslanmaz?

Demir çürürken alüminyum ve bakır neden dayanır? Farkı yaratan şey oksitlenme değil, yüzeyde oluşan tabakanın metale yapışıp yapışmadığıdır.

Bahçe kapısının menteşesi birkaç kış içinde kızıla döner, kırılgan pullara ayrılır ve sonunda dağılır. Aynı bahçedeki paslanmaz çelik musluk ise yıllarca parlak kalır. Mutfaktaki alüminyum tencere pas tutmaz, bakır kapı kolu yeşilimsi bir tabaka bağlar ama çürümez. Altın bir yüzük ise yüzyıllar sonra topraktan çıktığında ilk günkü gibi görünür. Aynı hava, aynı nem, aynı zaman; sonuç bambaşka. Bu farkın nedeni metallerin oksijenle kurduğu ilişkidedir.

Pas aslında nedir

Günlük dilde pas dendiğinde her metalin bozulması kastedilir. Kimyada ise pas dar bir anlam taşır ve yalnızca demirin oksitlenmesini anlatır. Demir, oksijen ve suyla buluştuğunda demir oksit oluşur. Bu bileşik kırmızımsı kahverengidir, gözeneklidir ve hacmi ana metalden büyüktür. İşte demirin başına gelen felaketin kaynağı bu son özelliktir.

Oluşan pas tabakası kabarır, çatlar ve yüzeyden pul pul dökülür. Döküldükçe altındaki temiz metal yeniden havaya açılır ve süreç baştan başlar. Yani pas kendi kendini besleyen bir döngüdür. Bir demir parçası dıştan içe doğru katman katman tükenir. Yeterli zaman verildiğinde geriye yalnızca kırmızı toz kalır.

Bazı metaller neden korunur

Aslında altın ve platin gibi birkaç soy metal dışında hemen hemen bütün metaller oksijenle tepkimeye girer. Fark, oluşan oksit tabakasının nasıl davrandığındadır. Alüminyum havayla temas ettiği ilk saniyelerde yüzeyinde alüminyum oksit oluşturur. Ancak bu tabaka son derece ince, saydam, sıkı ve metale sıkıca yapışıktır. Altındaki metale oksijenin ulaşmasını engeller ve tepkime orada durur.

Buna pasifleşme denir. Alüminyum çürümediği için değil, kendi kendini bir kalkanla mühürlediği için dayanıklıdır. Aynı olay çinkoda, kurşunda, titanyumda ve kromda da görülür. Çinko yüzeyde donuk gri bir tabaka bağlar, bakır önce koyulaşır sonra tanıdık yeşilimsi patina oluşturur. Bu tabakalar da altlarındaki metali korur; eski bakır çatıların yüzyıllarca ayakta kalmasının nedeni budur.

Paslanmaz çeliğin sırrı

Paslanmaz çelik özünde yine demirdir. Onu farklı kılan, içine katılan krom oranıdır. Bileşimde yaklaşık yüzde on birin üzerinde krom bulunduğunda, yüzeyde krom oksitten oluşan çok ince bir film oluşur. Bu film gözle görülmez ama demirin oksijenle buluşmasını engeller. Üstelik çizildiğinde havayla temas eden krom hemen yeni bir film üreterek yarayı kapatır. Yani paslanmaz çelik kendini onarabilen bir yüzeye sahiptir.

Bu koruma sınırsız değildir. Klor içeren ortamlar, deniz havası ve uzun süre yüzeyde bekleyen tuzlu su bu filmi bozabilir. Bu nedenle paslanmaz çelik ürünlerde bile noktasal lekelenme görülebilir. Ayrıca demirli bir aletle çizilen paslanmaz yüzeyde kalan demir zerreleri paslanır ve bu, alttaki metalin bozulduğu izlenimini yaratır. Genellikle yüzey temizliğiyle giderilebilen bir sorundur.

Altın neden hiç değişmez

Altın, gümüş ve platin soy metal olarak anılır. Bunun anlamı, oksijenle tepkimeye girmek için gereken itici gücün onlarda çok düşük olmasıdır. Altın normal koşullarda havayla ve suyla tepkimeye girmez, bu yüzden binlerce yıl toprakta kaldıktan sonra bile parlaklığını korur. Gümüş biraz daha isteklidir; oksijenle değil ama havadaki kükürtlü bileşiklerle birleşerek kararır. Bu karartı da bir oksitlenme değil, gümüş sülfür tabakasıdır ve silinerek giderilebilir.

Süreci hızlandıran koşullar

Paslanma için üç bileşen gerekir: demir, oksijen ve su. Bu üçü bir araya gelmediğinde süreç neredeyse durur. Çölde bırakılan demir bir parça uzun süre sağlam kalabilir, çünkü nem yoktur. Buna karşılık kıyıda bırakılan aynı parça çok daha hızlı bozulur. Tuz suyun elektrik iletkenliğini artırır ve tepkimeyi hızlandırır. Kışın yollara atılan tuzun araç altlarına verdiği zarar bu yüzdendir.

Asit de aynı etkiyi yapar. Kirli hava, sanayi bölgelerindeki bileşikler ve asidik yağmurlar metal yüzeyleri daha çabuk yıpratır. Sıcaklık da belirleyicidir; ılık ve nemli ortamlar soğuk kuru ortamlara göre bozulmayı hızlandırır. Ayrıca iki farklı metal ıslak ortamda temas ettiğinde aralarında küçük bir elektrik akışı doğar ve daha aktif olan metal hızla tükenir. Bu yüzden bir onarımda rastgele vida kullanmak beklenmedik sonuçlar doğurabilir.

Korumanın günlük yolları

Demir esaslı ürünleri korumanın temel yolu, metalle hava arasına bir engel koymaktır. Boya en yaygın çözümdür ve boyanın bütünlüğü kritiktir; küçük bir çizik bile pasın altında yayılmasına kapı açar. Galvaniz kaplama, çelik yüzeyi çinkoyla kaplama yöntemidir. Çinko hem fiziksel bir örtü sağlar hem de kendini feda ederek altındaki çeliği korur. Bu nedenle galvanizli saclar dış ortamda uzun ömürlüdür.

Evde uygulanabilecek önlemler daha basittir. Bahçe aletlerini kullandıktan sonra kurulamak, bodrumda ve garajda nemi kontrol altında tutmak, metal eşyaları doğrudan ıslak zemine koymamak ciddi fark yaratır. Bisiklet zinciri, kapı menteşesi ve kilit gibi hareketli parçalara ince bir yağ sürmek hem sürtünmeyi hem oksijen temasını azaltır. Dökme demir tavaların yağla mühürlenmesi de aynı ilkenin mutfaktaki karşılığıdır.

Görünen her lekenin adı pas değildir

Metallerdeki her renk değişimi bozulma anlamına gelmez. Bakırın yeşili, çinkonun matlaşması ve titanyumun ince renkli filmi çoğu zaman koruyucu tabakalardır. Bunları temizlemek için sert yöntemler kullanmak, metali korumasız bırakabilir. Buna karşılık kırmızımsı, kabaran ve dokununca ufalanan bir tabaka gerçek pastır ve müdahale gerektirir. Erken aşamada zımparalanıp koruyucuyla kapatıldığında yayılması durdurulabilir.

Kısacası metallerin kaderini belirleyen şey oksijenle tepkimeye girip girmemeleri değil, oluşan tabakanın metale yapışıp yapışmadığıdır. Sıkı ve saydam bir oksit filmi kalkan olur, gözenekli ve dökülen bir tabaka ise yıkımı hızlandırır. Demir talihsiz biçimde ikinci gruba düşer. Bu yüzden mühendislik onu ya kromla harmanlar, ya boyayla örter, ya da çinkoyla kaplar. Doğanın kimyasını değiştiremeyiz ama nasıl davrandığını bilerek metalin ömrünü uzatabiliriz.

Şaşırtıcı Bilgiler kategorisinden